27 Nisan 2015 Pazartesi

Fifty Shades of Grey- Grinin Elli Tonu Kitap Yorumu



Fifty Shades Of Grey Series

Grinin Elli Tonu Serisi

E.L. James


Tüm dünyada bir fenomen haline gelmiş, özellikle kadınlar arasında elden ele dolanan bir kitap serisinde sıra...

Bu kitabı okuduğumda henüz Türkiye bu kitap hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Bırakın raflarda yerini almasını adından bile bahsedilmiyordu. Kitabı ilk okuduğumda -ve evet, defalarca okudum- aşık oldum.

Şimdi bu kitabın yorumunu okumadan önce herkesten önyargılarını bir kenara bırakmasını rica ediyorum. Çünkü her ne kadar erotik bir kitap olsa da kitapta bundan fazlası var. 

Öncelikle kitaptaki erkek karakterimiz Christian Grey, Grey Şirketler Topluluğunun CEO'su. Dünya'nın en zengin iş adamlarından biri. Ve bir kapalı kutu. Onu tanımak, anlamak çok zor. Çünkü hislerini açıkça gösterebilen bir karakter değil karşımızdaki. Dahası bir şeyler hissetmeye alışkın bir karakter de değil. Kitaptaki asıl olay ise...Christian Grey'in sırrı...

Kitaptaki kadın karakterimiz ise Anastasia Steele, İngiliz Dili Edebiyatı öğrencisi ve mezun olmasına ramak kalmışken Christian ile tanışıyor.
Gri gözleri, etrafa yaydığı ukala ama güçlü aurasıyla Christian Grey'e sinir olduğu kadar ondan etkileniyor da Anastasia. Ve kitap asıl bundan sonra başlıyor.

Kitap serisi toplamda 1700 sayfadan fazlaydı yanılmıyorsam. Bu sayfaların üçte ikisi cinsellik içeriyor olabilir ki okuyanlar bu sahnelerin fazlalığından yakınabilir. Ama bu sahneler Christian Grey gibi bir kişi için gerekliydi. Çünkü O, hislerini düşüncelerini kelimelerden çok seksle anlatabilen biri.
Geri kalan üçte birlik kısım ise bu kitaba milyonların aşık olmasına neden olan hikayeyi barındırıyor. Christian Grey'in hikayesi bazen öfkeden gözünüzü kör ederken bazen de nefesinizi kesiyor. Ağlamak isteyip başaramadığınız anlar yaşatıyor. Hele benim gibi sorunlu karakterlere zaafınız varsa bu tepkiler kaçınılmaz oluyor.

Christian Grey çok güçlü ve kontrollü görünen ama zor bir geçmişi ve sorunlu bir çocukluğu olan bir karakter. O, çocukluğunda sevgi nedir öğrenememiş biri. Birini sevmenin ve bunu göstermenin nasıl olması gerektiği hakkında bir fikri olmayan biri. İşin daha da kötüsü sorunlu çocukluğundan sonra ona yardım ettiğini düşündüğü kişi aslında aynı zamanda ona zarar da veren biri...Ama o bunu bilmiyor, Anastasia'ya kadar...



İlk kitapta Christian Grey ve Anastasia Steele'nin tanışmasını ve Christian'ın Ana'yı Ana'nın çok yabancı olduğu bir dünyayla tanıştırmasını okuyoruz. Anastasia, bu karanlık, gizemli ama bir o kadar da yoğun adamın çekimine zaman geçtikçe kapılırken ona aşık olmaktan kendini alıkoyamıyor....

Ama aşk için ne kadar ileri gidersiniz?
Aşk için olduğunuz kişiden vazgeçebilir misiniz?
Ya da olmadığınız biri gibi davranabilir misiniz?




İkinci kitapta Christian'ın karanlık sırlarının açığa çıkışını görüyoruz. Geçmişinin, bugün ve geleceği ile karşı karşıya gelmesine tanıklık ediyoruz.

Aşk için ihtiyaçlarından ödün verebilir misin?
Aşk için ne dereceye kadar uzlaşabilirsin?
Ya da bir orta yol var mı?
Aşk için, sevdiğin kişi için, içindeki karanlıkla, şeytanlarınla başa çıkabilir misin?
Peki aşk için karanlık tarafa adım atabilir misin? Bunu göze alabilir misin?
Her şeyi kabul ettim derken daha karanlık sırlarla karşılaşmaya hazır mısın?

Üçüncü ve son kitapta ise tüm sırlar açığa çıktıktan sonra karakterlerdeki değişimi görüyoruz. Ama asıl harika olan şey ne kadar değişmiş kişiler karşımızda olursa olsun onları sevmemize neden olan karakterlerinin değişmeden orada durması.

Böylesine berbat olduğunu düşünürken sevilmeye layık hissedebilir misiniz?
Biri sizi her şeye rağmen sevdiğinde ona ne kadar inanabilirsiniz, inanmak isteseniz bile?
"I want your world to begin and end with me." (dünyanın benimle başlayıp benimle bitmesini istiyorum) dediğiniz birini paylaşabilir misiniz?
Geçmişten gelen bir düşmana karşı en değer verdiklerinizi koruyabilir misiniz? Buna engel güvensizliğiniz bile olsa?

Tüm bu soruların cevabı ve fazlası için seriyi okumanızı öneriyorum. Hatta yapabiliyorsanız original diliyle okuyun. Çünkü ben çevirisini çok da beğenmedim.


NOT: Filmi yaklaşık 3 yıl bekleyen biri olarak ilk filmde hayalkırıklığı yaşadığımı itiraf etmek istiyorum. Beklediğim gibi değildi ama yine de Jamie Dornan'ın birkaç sahnedeki şaşırtıcı performansı onun Christian için iyi bir aday olduğunu bir kere daha kanıtlamış. Mükemmel bir uyarlama olmasa da kitabı okuyanlar için güzel bir filmdi.

Fifty Shades of Darker...10 Şubat 2017
Fifty Shades of Freed...9 Şubat 2018

Tarihlerinde gösterime girecek ve bu filmlerin ilkinden daha güzel olacağını umuyorum...

Laters, baby...





 "Fifty Shades of Grey yüzünden yapmak istemediğim her şey için "katı sınır" terimini kullanıyorum."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder